adidas tubular adidas yeezy adidas gazelle adidas schuhe new balance nike air force adidas zx flux nike air max 90 asics schuhe nike air max adidas nmd adidas superstar converse schuhe nike air max thea adidas stan smith nike air max 2016 nike huarache adidas ultra boost nike free

Özkan Eroğlu
 
Ana Sayfa  |  Özgeçmiş ve Faaliyetler  |  Yazılar  |  Duyurular  |  İletişim
 
  SİSTEMİN ELEŞTİRİSİNE DAİR...

 Bu hafta bir genç sanatçı arkadaş Tuğrul Erkuş'un "Sistemin Eleştirisine Dair..." isimli yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum:

 
- Gerçekten ''Sanat'' üretmeye çalışmak, akıntıya karşı yüzmek gibidir. Sistemin içinde yaşayıp, sisteme karşı bir duruş sergilemek ve sorgulamaktan geçer.

- Doğa'da yaşayan bir sanatçının, kent hayatında olan biten kaygıları dışa-vurmasını beklemek gereksizdir. Sistemin içinde izole olarak fakat yeri geldiğinde ortaya çıkıp haykırmaktır biraz da olsa ''Sanat veya yaratıcı sanat'' üretme mücadelesi.

- Statüko mantığı ve otorite olma kaygısı/kaygıları karşısında sanatçının duruşunu bozmaması gerekir. Evet, kentte yaşıyorsan para kazanman gerekir, ancak sanat para ile yapılmaz, para üretmek için değil hayatta kalmak için lazım.

- 21. yüzyıl kapitalizmi dahilinde olayı ele alacak olursak, sanatın artık halktan koptuğunu ve tamamen burjuvazinin güdümüne girdiğini görebiliriz. Örneğin burjuvazinin egemenliğine karşı olarak doğan ''dada'' akımı bile bugün kapitalizmin merkezine oturmuştur. Dadaist geçinenleri her kokteylde, her açılışta görmemiz mümkün.

- Bugün resim sanatı neredeyse halktan kopma noktasına gelmiştir. Bunun sebebi de galerilerin devam ve para kaygısıdır. Belirli güç ve ekonomi odakları tarafından seçilen kişiler topluma ''Sanatçı'' diye sunulur. Olan biten dönen parayı çoğaltma kaygısından başka bir şey değil.

- Yapılan sergilere ve sunulan eserlere bakacak olursak, eser niteliği düşük ancak para kaygısı yüksek işleri görürüz, birçoğu birbirinin tekrarı olan, ancak halka ''seri işler'' diye pazarlanmaya çalışılan.

- Bu işlerin birçoğu da, artık emlak ve emlakçı mantığına dönüştürülmüş, markalaştırılmış işlerdir maalesef. Çünkü yaratıcı sanat hâlâ halk ile buluşamadı, bunun sebebi de sistemin kendisinde. Sistem “KİÇ” olanı sanat diye yutturmaya çalışır, bunu da başarır.

- Bunu sorgulamasını şöyle yapabiliriz: En ünlü galeriler neden en lüks semtlerde?

- Bütün bunlara rağmen, kapitalizmin her türlü vahşiliğine ve piyasanın her türlü fahişeliğine karşı tek başına duran, sistemin sorgulayan ve yaptığı şeyin, ürettiği eserin para ile karşılığı olmadığının farkında olan, ancak düşündürtme özelliği barındıran ve mesaj kaygısı taşıyan yaratıcı ''sanatçılar'' bir yerlerde üretmeye ve sorgulamaya devam ediyor, edecekte.

- Olan biten bir döngü sadece, zamanında Duchamp'ın '' alın size sanat '' diye sergilediği ve büyük bir değişime ön ayak olduğu modernizm, artık kapitalizmin ve burjuvazinin bel kemiğini oluşturuyor. Yeni çağın Duchamp'ları da artık ''illegal''...

- Özetle burjuvazinin etkisinde olmayan ve yaratıcılık adına üreten kişiler bir nevi sistem dışı. Çünkü düşündürtme eylemi sanatın yaratıcı kısmını oluşturur. Sistem hiçbir zaman bunu kabul etmez ve dışlar.

- Sanat için verilen mücadele, betonu çatlatan suyun mücadelesidir !!!

 

Tuğrul Erkuş

 

 

 



        


 
 
Copyright © 2005-2013 ozkaneroglu.com - Sitenin yayın hakları Özkan Eroğlu’na aittir. Kaynak göstermek şartı ile alıntı yapılabilir.