adidas tubular adidas yeezy adidas gazelle adidas schuhe new balance nike air force adidas zx flux nike air max 90 asics schuhe nike air max adidas nmd adidas superstar converse schuhe nike air max thea adidas stan smith nike air max 2016 nike huarache adidas ultra boost nike free

Özkan Eroğlu
 
Generic Cialis Soft Kamagra Jelly Generic Female Viagra Generic Viagra Super Active Generic Priligy Generic Cialis Professional Viagra bestellen Viagra Tabletten Cialis kaufen Cialis Generika kaufen Viagra kaufen Cialis 20mg Pas Cher Acheter Generic Propecia Acheter Super Avana Levitra en ligne Viagra gebruiksaanwijzing Lida Afslankingskoffie Viagra kopen Priligy kopen met 60mg Dapoxetine Kamagra kauwtabletten kopen Sildenafil Priligy Cialis Jelly Cialis Original Viagra Generico Cialis Originale Kamagra 100 mg Kamagra Oral Jelly
Ana Sayfa  |  Özgeçmiş ve Faaliyetler  |  Makale ve Deneme  |  Köşe Yazıları  |  Misafir Köşesi  |  Duyurular  |  İletişim
cialis generika kamagra australia cialis preise cialis kaufen cialis bestellen levitra generika viagra online kaufen kamagra bestellen cialis generika kamagra oral jelly kamagra 100mg prix cialis cialis generique kamagra gel viagra prix viagra pour homme acheter cialis kamagra prix viagra pas cher cialis 20mg levitra 20
 
  ABD NE PLANLIYOR? / TÜRKER ERTÜRK

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği kaynaklı raporları Erdoğan’ı güce doymayan bir İslamcı, bakanlarını eğitimsiz, yeteneksiz, bazılarını rüşvetçi olarak, muhalefeti ise gülünç olarak değerlendirmiş.

Ama ABD bunları bilerek bugüne kadar AKP’yi destekledi çünkü Ortadoğu’da ve Türkiye’de planladıklarını daha iyi yaptırabileceği bir taşeron henüz bulamamıştı.

Türkiye 11 gündür ayakta ve isyan halinde. Bu olayları sadece Taksim gezi parkı projesi ile ağaçların kesilmesi ve çevreye zarar verilmesi girişimine indirgemek olayı anlamamak olur. İsyanın nedeni Erdoğan’ın insanlarımızı ve kurumlarımızı küçümseyen her şeyi ben bilirim yaklaşımları, diktatörlüğe giden politikaları, hukuku ve adaleti ayaklar altına alması, emperyalist işbirlikçiliği, milli değerlerimize, kurucu ideolojimize ve ulusal kahramanlarımıza düşmanlığıdır. Bu olanlar uzun süreli bir birikimin sonucudur.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry “ Türkiye’de yaşananlardan dolayı ABD’nin kaygılı olduğunu tarafların provokasyondan kaçınmalarını “ söylüyor. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden olaylar nedeniyle endişelerini bildiriyor. ABD Ankara Büyükelçisi Ricciardone “ Türkiye güvenli değil “ açıklaması yapıyor.

Erdoğan iktidara getirildiğinden bugüne kadar ABD’nin bir dediğini iki etmemiş ve hizmette kusur eylememiştir. Fakat buna rağmen ABD Erdoğan’a, ruhsal durumu, karakteri, İslamcı gizli ajandası, diktoteryal gidişi ve kestirilemez davranışları nedeniyle güven duymamaktadır.

ABD için kimse vazgeçilmez değildir. ABD için önemli olan kendi politikalarına en iyi hizmet edecek olanı bulmak ve desteklemektir. Halkın gözünden düşen, yıpranan, kısmen zorluk çıkaran ve hizmette kusur edenler mutlaka deliğe süpürülür ve hizmet ateşi ile yanıp tutuşan yeni bir yüzle değiştirilir.

Kırmızıçizgi aşılmıştır

Bu arada Suriye için çok önemli gelişmeler olmaktadır. Geçtiğimiz Salı günü Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius “ Suriye’nin şüpheye yer bırakmayacak şekilde halkına karşı kimyasal silah kullandığını, İdlip’te helikopterden atılan örneklerin incelendiğini ve öldürücü sarin gazı olduğunu tespit ettiklerini “ söylüyor.

Sonuçları değerlendiren Birleşmiş Milletler Kimyasal Silahlar İnceleme Kurulu Başkanı İsveçli Ake Selistrom “ Artık kırmızıçizgi aşılmıştır “ diyor. ABD’nin aylar öncesinde en yetkili ağızlardan “ Suriye yönetiminin kimyasal silah kullandığı belirlenirse bu kırmızıçizgimizin aşılması olur “ dediği bilinmektedir.

ABD tatbikat için 3-4 Haziran’da Ürdün’e Patriot bataryaları ve F-16 savaş uçaklarını intikal ettirdi. Yine tatbikat kapsamında ABD Ürdün’ün Kızıldeniz’de bulunan Akabe limanına yaklaşık bin kişilik deniz piyade gücü ve Amman’a 200 kişilik askeri plancıyı ve komuta kontrol sistemleri operatörlerini getirtti. Tatbikatların bir işlevi de gerginlikten çatışmaya doğru, bu bahane ile savaş konuşuna geçmektir. Ayrıca ABD Donanması Doğu Akdeniz’de Suriye yaklaşma sularında sıklet merkezi oluşturmuş durumdadır.

Diğer taraftan Suriye güvenlik güçleri Lübnan sınırında bulunan ve stratejik öneme sahip Kuseyr’de duruma hakim olduğu ve ülke genelinde Batı’da muhalif olarak adlandırılan teröristleri gerilettiği ve duruma her geçen gün daha fazla hakim olduğu haberleri gelmektedir.

Eğer Türkiye’de Büyük Ortadoğu Projesi’nin gerçekleştirilmesi için iktidara getirilen Erdoğan liderliğindeki AKP iktidarı halen devam eden bu halk hareketi ile yıkılırsa ABD planları açısından iyi olmaz. Her şeyden önce Suriye’de vekaleten yapılan savaş büyük ölçüde durur ve Türkiye’de sürdürülen projeler çöker.

Halen Türkiye’de devam eden halk hareketini Renkli Devrimler ve Arap Baharı gibi okyanus ötesinden yönlendirilen operasyonlara benzeterek Türk Baharı olarak adlandırmak yanlış ve maksatlıdır. Bu hareket tamamen Türkiye’nin yaşadıklarından, koşullarından ve iç dinamiklerinden ortaya çıkmış olup ve bir birikimin ürünüdür.

Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek

Bu halk hareketinin ABD’nin çıkarlarına zarar vermemesi için Erdoğan’ın deliğe süpürerek yerine daha yumuşak görünümlü ama projeleri devam ettirecek bir yüze ihtiyaç vardır. Bu yüz şimdilik Abdullah Gül olarak gözükmektedir. Gül’ün açıklamaları, Cemaatin ipleri koparan tavırları, Cemaatçi polislerin gerginliği arttırmak ve işi çığırından çıkarmak için halka düşmanca müdahaleleri, Zaman Gazetesi Kahire temsilcisi Cumali Önal’ın Mısır’da muhalif El vatan Gazetesi’ne verdiği mülakatta Erdoğan’ı mutlak itaat isteyen “ Diktatör “ olarak tanımlaması ve“ Taksim olayları diktatör Erdoğan’a karşı bir intifadadır “ söylemleri bu hedefe doğru yüründüğünü anlamlandırmaktadır. ABD başta olmak üzere Batı basınında yazılanlar ve yetkili yöneticiler tarafından söylenenler de bunu teyit etmektedir.

Bugünden sonra artık Türkiye eski Türkiye olmayacaktır. Erdoğan’ın Başkanlığı bundan sonra söz konusu bile değildir. Erdoğan ama öyle ama böyle gidecektir. Deliğe süpürülmesini geciktirebilmek için yapabileceği son hamle Suriye’ye karşı bir cengaverliktir. Savaşlar daima iç sorunları örtmek, baskılamak ve gölgelemek için önemli bir enstrümandır.
ABD’nin Türkiye’de devam eden halk hareketini kendi lehine yönlendirebilme, işbirlikçi yeni bir yüz bularak eski tas eski hamam olacak girişimine “ Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek “ adı verilebilir diye düşünüyorum, bilmem siz ne dersiniz?

Saygılar sunarım.

Alıntı: http://www.ilk-kursun.com/haber/148120



        


 
 
Copyright © 2005-2013 ozkaneroglu.com - Sitenin yayın hakları Özkan Eroğlu’na aittir. Kaynak göstermek şartı ile alıntı yapılabilir.