adidas tubular adidas yeezy adidas gazelle adidas schuhe new balance nike air force adidas zx flux nike air max 90 asics schuhe nike air max adidas nmd adidas superstar converse schuhe nike air max thea adidas stan smith nike air max 2016 nike huarache adidas ultra boost nike free

Özkan Eroğlu
 
Ana Sayfa  |  Özgeçmiş ve Faaliyetler  |  Yazılar  |  Duyurular  |  İletişim
 
  GENÇ SANATÇI ADAYLARI İÇİN BİRKAÇ UYARI..!


 

Son zamanlarda genç sanatçı adaylarının yakınmalarını görüyor ve ötesinde sosyal medyadaki paylaşımlarından bunu hissediyorum. Bakınız yakınma ile bir noktaya gelinemeyeceğini, yakınmak yerine bir şeyler, hem de sağlam bir şeyler yapma zorunluluğunuz var. Öncelikle sanatın ve yaratıcı sanatın ayrımına varabilmek için içinizi dolduracak kuramsal kendi tespitlerinizi bir an önce gerçekleştirmeye başlamanız gerekmekte. O zaman bırakın Türkiye’yi, dünyada da neyin geçerli olup olmadığı sonucuna ulaşabileceksiniz. Artık bu hız çağında herkesin zamanı kısıtlı. Bu bağlamda içinizi geliştirecek olan yayınları çok doğru ve çabuk seçip ve okumanız, okumanız da yetmez, bir yoruma götürüp kendinize mal etmeniz gerekmekte. Gözünüzün yüklü bir şekilde biriktirmesi de gerekmekte. Bu da gerçek yaratıcı yapıtları görüp ayrıştırmanıza bağlı. O zaman çevrenizi ve dünyadaki sanatı eleştirmeye başladığınızı görecek, fakat bu eleştirilerinizi tüm konuşmalarınızda gerekçelendirmek ve değerlendirmek de zorunda olduğunuz için, içselleştirmek durumundasınız. Güçlü durabilip, başkalarının etkisinde kolayca kalmamanız için de bu geçerli. Şu lisansüstü çalışmaları da sanatta gerçekten ciddi bir şey yapacaklar için boşa zaman kaybı; bunun yerine İngilizce, İspanyolca, Rusça ve Japonca öğrenmek en doğrusu. Sanatçının yabancı dil bilmeyeninin ülkemiz sınırlarının dışında hiçbir şansı yok. Bunu, bugün yaşı 25-35 arasında olanlar için söylüyorum. Türkiye’de sanat piyasası ve buna bağlı borsası oluşturulamadı; hâkim kafalarla oluşturulması da mümkün değil zaten. Türkiye’deki sanat kurumlarının da içi bomboş, istisna birkaç atölye hocası ya var, ya da yok. Yıkıp, yeniden bir inşayı göze almadıktan sonra, gerçekten bu mümkün de değil. Hem sanat eğitimcisiyim deyip, dersleri asistanlara bırakıp, iş üretenlerin kendilerine sanatçı demeleri yıllarca yapılan büyük bir yanlıştı. Halen de sürüyor. Buradan bir şey çıkmaz. Sanat ki, benim yaratıcı sanat dediğim, her şeyden sıyrılıp, özgür olmakla çıkabilir ortaya; bu sanat eleştirisinde de böyle, oradan biliyorum bu işin gerçeğini. Yurtdışında yaşayıp da ben şöyle yaptım böyle yaptım diyenlere de inanmayın, onlar da orada ya kabul görmemiş, bulundukları ülkenin sanat ortamlarına girememiş, dahası, orasının sanat borsasında yokturlar. Türkiye’de herkes konuşur da, az önce söylediğim gibi konuşanların ülke sınırlarının öteside ne yaptıklarına bakarsanız, ya elçilik koridorlarında, ya bir kütüphanenin salonlarında, ya da uyduruk üçüncü sınıf galerilerde, kilise ve bisiklet evlerinde ancak on, on beş yılda bir sergi açtıklarına tanık olursunuz; o da pek azının. Doğaldır ki bu yaratıcı sanat adına bir kabul noktası oluşturmaz. O nedenle bugün gençlerin bu durumlara düşmemeleri, geçmişteki bu yanlışları tekrar etmemeleri için zaman kaybına tahammülleri olmaması lazım. Türkiye örnek ve ölçüyse, bu işte kaybetmişsiniz demektir; aman bunu yapmayın. Dünyadaki yaratıcı sanatla ilgili olanları görüp, sürekli sanatın yeniden inşasının gerekli olduğunu unutmadan peşinde olun.

 

12.09.2016



        


 
 
Copyright © 2005-2013 ozkaneroglu.com - Sitenin yayın hakları Özkan Eroğlu’na aittir. Kaynak göstermek şartı ile alıntı yapılabilir.