adidas tubular adidas yeezy adidas gazelle adidas schuhe new balance nike air force adidas zx flux nike air max 90 asics schuhe nike air max adidas nmd adidas superstar converse schuhe nike air max thea adidas stan smith nike air max 2016 nike huarache adidas ultra boost nike free

Özkan Eroğlu
 
Generic Cialis Soft Kamagra Jelly Generic Female Viagra Generic Viagra Super Active Generic Priligy Generic Cialis Professional Viagra bestellen Viagra Tabletten Cialis kaufen Cialis Generika kaufen Viagra kaufen Cialis 20mg Pas Cher Acheter Generic Propecia Acheter Super Avana Levitra en ligne Viagra gebruiksaanwijzing Lida Afslankingskoffie Viagra kopen Priligy kopen met 60mg Dapoxetine Kamagra kauwtabletten kopen Sildenafil Priligy Cialis Jelly Cialis Original Viagra Generico Cialis Originale Kamagra 100 mg Kamagra Oral Jelly
Ana Sayfa  |  Özgeçmiş ve Faaliyetler  |  Makale ve Deneme  |  Köşe Yazıları  |  Misafir Köşesi  |  Duyurular  |  İletişim
cialis generika kamagra australia cialis preise cialis kaufen cialis bestellen levitra generika viagra online kaufen kamagra bestellen cialis generika kamagra oral jelly kamagra 100mg prix cialis cialis generique kamagra gel viagra prix viagra pour homme acheter cialis kamagra prix viagra pas cher cialis 20mg levitra 20
 
  SANAT VE YAPITI ÜZERİNDEN ALIŞVERİŞ

Öncelikle belirtmeliyiz ki, bizim sanat yapıtına dönük bir alışveriş geleneğimiz yok. Bu tanıyı koyduktan ve Batının ileri ülkelerinin bunu Rönesans’tan itibaren yaptıklarını vurguladıktan sonra, akla şu geliyor; bu iş Batıda nasıl başladı ve devam etmekte? Bu soru üzerine düşünmek gerekiyor. Batı böyle bir alışverişin kurallarını kendisinin belirlediği ve öyle de devam ettirdiği bir düzenek içinde işi yürütmekte; bugün bile. Bu kuralların da işin başından beri darmadağınık olduğunu söylemek gerekir. Batı’nın müzelerine baktığınızda kendilerinin değerli olduğunu varsaydığı her şeyi bir hayranlık atmosferi yaratarak pompaladıklarını görüyoruz. Hatta öyle ki, kendi insanlarının yazdıkları (yerinde ve rasyonel yazabilen ve eleştirel düşünen insanlar Batı’da her yüzyılda çok azdır) ölçütleri bile görmezden gelmişler, gelmeye de devam ederek koleksiyon yapmaktalar. Fakat doğru yaptıkları bir şey varsa, o da bir koleksiyon sistematiği oluşturma gayretleridir. Sistem başka bir şeydir. Çünkü birinin veya bir zümrenin sistemi bir başkasına veya bir başka zümreye uymayabilen bir şeydir.
Koleksiyonu yapılacak çalışmada ölçütün müzeler için başyapıt, koleksiyonörler için de yapıt olması gerekir. Bu başyapıt ve yapıtları ortaya koyanlarsa artık klişeleşmiş tanımıyla sanatçılar değil, yaratıcı sanatçılardır. Yani önce koleksiyonu yapılacak bir sanatçının, yaratıcı sanatçı olup olmadığına (bunun kriterlerini “Kim Sanatçı/Who is an Artist?” isimli kitabımızda ortaya koymuştuk. Daha sonra da bu kitaptaki Türkçe metni “Türkiye’de Resim Sanatı” kitabımızda da bir ek bölüm olarak vermiştik) karar verilecek, daha sonra o kişiden yapıt alımına başlayacaktır bir koleksiyonör. Temel sıkıntı henüz koleksiyonör algısının başlangıçlarında olan ülkemiz için budur. Yoksa, sadece bir ekonomik çark oluşturma gayreti için çabalamak boşuna olacaktır. Dahası yapıt diye alınanların bir döngüye kalitelerinden ötürü giremeyeceği bir süre sonra görülüp anlaşıldığında, konu ile ilgili daha büyük bir hüsrana uğranmasına neden olunacaktır. Kalite kriterleri yüksek her şey, dünyanın her yerinde kabul görür; bunun hiç unutulmaması gerekir. Fakat bugün hem de çok geçmişte yapılmış sadece tekrarlanan tarzların eşliğinde üretilenlerin ne yapanına, ne de biriktirenine bir yararı olabilir. Bunun için de koleksiyonörün bir sanat entelektüeli olması şarttır; tuzaklara düşmemesi adına. Bunun için de “Bir Resme Nasıl Bakmalıyız? ve “Resmi Anlamak” kitaplarımızı koleksiyonör olacakların entelektüel yanlarını geliştirmek için okumalarını öneriyorum.
Ülkemizde yaratıcı sanatçının çok az olduğu “Kim Sanatçı/Who is an Artist?” isimli kitabımızda ortaya koyulmuştu. Buna bağlı yaratıcı yapıtın azlığı da en büyük koleksiyona sahip İstanbul Resim ve Heykel Müzesi Koleksiyonu üzerinden yapmakta olduğumuz bir çalışmayla da iyice vurgulanacak. Bu, eleştiriyi kesinlikle yanına alan tespitlerimiz, kısaca şunu söylemektedir: Ülkemizdeki plastik sanatlar konusunda hangi eyleme ilişirsek ilişelim, çok dikkatli olmalıyız.


08.11.2016



        


 
 
Copyright © 2005-2013 ozkaneroglu.com - Sitenin yayın hakları Özkan Eroğlu’na aittir. Kaynak göstermek şartı ile alıntı yapılabilir.