adidas tubular adidas yeezy adidas gazelle adidas schuhe new balance nike air force adidas zx flux nike air max 90 asics schuhe nike air max adidas nmd adidas superstar converse schuhe nike air max thea adidas stan smith nike air max 2016 nike huarache adidas ultra boost nike free

Özkan Eroğlu
 
Generic Cialis Soft Kamagra Jelly Generic Female Viagra Generic Viagra Super Active Generic Priligy Generic Cialis Professional Viagra bestellen Viagra Tabletten Cialis kaufen Cialis Generika kaufen Viagra kaufen Cialis 20mg Pas Cher Acheter Generic Propecia Acheter Super Avana Levitra en ligne Viagra gebruiksaanwijzing Lida Afslankingskoffie Viagra kopen Priligy kopen met 60mg Dapoxetine Kamagra kauwtabletten kopen Sildenafil Priligy Cialis Jelly Cialis Original Viagra Generico Cialis Originale Kamagra 100 mg Kamagra Oral Jelly
Ana Sayfa  |  Özgeçmiş ve Faaliyetler  |  Makale ve Deneme  |  Köşe Yazıları  |  Misafir Köşesi  |  Duyurular  |  İletişim
cialis generika kamagra australia cialis preise cialis kaufen cialis bestellen levitra generika viagra online kaufen kamagra bestellen cialis generika kamagra oral jelly kamagra 100mg prix cialis cialis generique kamagra gel viagra prix viagra pour homme acheter cialis kamagra prix viagra pas cher cialis 20mg levitra 20
 
  SANATTA BUGÜN YAŞANAN ASIL SIKINTI..!

Bugün, sanatın içinin boşaldığını zihni ve ruhu sağlıklı işleyen kimseler görmekte. Bu, büyük bir sorun, fakat aşılacaktır bir zaman sonra. İnsanlık kendine bir çeki düzen verme durumunda hissedecektir mutlaka kendini. En azından böyle düşünmek istiyorum. Buradan hareketle, iç boşalması denen hal içinde sağlam göz (gerçek yaratıcı yapıtı görebilen, sanat tarihindeki yapıt üsluplarını sindirmiş) ve zihinlere (sanat felsefesinin temel; zıplama noktalarına hâkim, uygarlık tarihini iyi süzmüş, vb) ihtiyaç var. İşte bugün dünyada ve tabi ülkemizde de eksik olan böyle bir “göz” ve “zihin”dir.

Bugün sanatçının sergi açması, onun ve galericisinin maddi döngü kaygısının dışında, hiçbir anlam ifade etmemektedir (Bunun tek amaç olması ise dünyada ve özellikle ülkemizde sanatın içinin boşalmasındaki temel etkendir). Asıl kalıcı olan anlam, açılan sergilerin ruhunun olup olmaması ve varsa böyle bir ruhun gerçek göz ve zihin sahiplerini kendine çekip çekememesiyle ilgili. Bu çekimle, sonrasında kişinin sanatında varsa bir derinlik, o derinliği çözümleyen ve bileştiren metinlerin yaratılmasına dönüklüğün önem kazanması meselesine iş gelip dayanmaktadır. Bugün gerçek sanat yapıtı/ları için öncelikli olması gereken sergilenmesi değil, onun derinlikli- asla dekoratif olmayan- metinlerle kuramının açıklandığı yayın çalışmalarına yönelebilmektir, dolayısıyla sanatçının ve yapıtının kütüphaneye girerek, bir katalog veya kitap haline getirilmesi eğilimidir.

Bu dile getirdiğim derinlikte, yaratıcı düşünür sanatçı ve yazar tipi, bugün dünyada ne yazık ki yok denecek kadar azaldı. Azlığın en temel nedeni de vurguladığım üzere göz ve zihinde gerçekleşen iç boşalmasıyla gelen tuhaf bir açık ve bu açığın yarattığı tarifsiz sıkıntılardır. Bu söylediğim ve önerdiğim derin yazınsal yaklaşımlarda yorum, eleştiri ve tabii ki varsa öne çıkması gerekli taraf- fakat övgü değil- birlikte yürür. Sanat aydını (entelektüeli) olma boyutu hem sanatçı, hem de onun derinliğini dile getiren derin yazardaki en yüce noktadır.

Bugün dünyada gözlediğimiz bu eksikliğin, ülkemiz toplumunda en üst noktalarda olması, hiç de şaşırtıcı değildir. Geçmişi sanatla dolu ileri toplumlarda eksikliği büyük oranda hissedilen söz konusu durumun, eğitim-öğretimdeki olumsuz hali çok belli olan ülkemizde gelişebilmesi ve beraberinde de ilerlemesi beklenemez. O nedenle 2002’de ülkemizdeki resme “Kim Sanatçı?” (Who is an Artist?)  isimli bir seleksiyon çalışması yaptım (Bunu sanat ortamında doğal olarak boy gösterenler- ki sergiler açmak bir iddialar sunmak demektir bana göre- üzerinden yaptım). İlk olarak 2002 öncesindeki kendi yazarlık ve eleştirmenlik durumuma da bir özeleştiriydi bu çalışma, sonra da elimde, ülkem resminden sağlıklı elde ne kalıyor görmek istedim. Bu seleksiyon sonrası ortaya bir düzineyi geçmeyen, eksikliklerine rağmen yaratıcı isimler çıktı ve bunlara bile yaklaşmanın, onlar üzerinde bir eleştirmen yazar olarak çalışmalar yapmanın ancak insanın bir ömrüne bedel olabileceğini, hatta aşacağını anladım. Bir yazar, eleştirmen, düşünür, adını nasıl tanımlarsanız tanımlayın, kendine, inanç duyabileceği bir seleksiyonu mutlak yapmalıdır. Tersi olan davranış ise genel görüntüye, uygundur mührünü vurmak olmakta, böylece sanat yazarı eleştirmen kendi ölüm fermanını imzalamış olmaktadır. Ülkemiz için bütün bunları yaparken, dünyaya mal olmuş sanatçıların da üzerine gidip, oradan da kendimize bir seleksiyon yapma ihtiyacını duyduk pek tabii. Bunu da çeşitli vesilelerle “çağının önündeki” mantığı içindeki yazılarımızla yapmaya çalıştığımız gibi, yanı sıra “Kandinsky” , “Van Gogh, Gauguin, Cézanne” , “Matisse ve Picasso”  üzerine kaleme aldığımız kitaplarda da ilgili meseleyi değerlendirmeye çalıştık. Ancak bunlardan sonra bir sanat kuramı yazımına gidilebileceğini düşündük ve buna inandık. Şimdilerde bu inancımızı eyleme dökmüş durumdayız ve sanat kuramı ile ilgili kitap metinlerine kendimizi adeta adadık; son beş altı yıldır durmaksızın sadece okuyor, çeviriyor ve yazıyoruz; çünkü dile getirdiğimiz üzere sorunu biliyor ve bu sorunu çözmek içinse bu çalışmaları yapmaya devam etmek istiyoruz. Bu çalışmalarımızın katkısıyla ve bizim gibi düşünenlerle beraber sorunu çözme yolunda da asla umutsuz değiliz. Kısaca sanatta özellikle son 200 yıldır geri kalmış bir toplumun yaratıcı anlamda sanat ve kuram yapabilmesinin yolu önce “seleksiyon”dan geçmekte (ki o seleksiyonu biz “Kim Sanatçı?” kitabıyla yaptığımızı söyledik). O seleksiyonu yapmadan, yani halk ağızıyla söylersek sapla samanı birbirinden ayırmadan, sanatta uygulama ve kuram anlamında sağlam bir temel atamayacağınız gibi, ahlaki yönden de gerçekleşen olumsuz hiç bir şeyi durduramazsınız..!



        


 
 
Copyright © 2005-2013 ozkaneroglu.com - Sitenin yayın hakları Özkan Eroğlu’na aittir. Kaynak göstermek şartı ile alıntı yapılabilir.