adidas tubular adidas yeezy adidas gazelle adidas schuhe new balance nike air force adidas zx flux nike air max 90 asics schuhe nike air max adidas nmd adidas superstar converse schuhe nike air max thea adidas stan smith nike air max 2016 nike huarache adidas ultra boost nike free

Özkan Eroğlu
 
Generic Cialis Soft Kamagra Jelly Generic Female Viagra Generic Viagra Super Active Generic Priligy Generic Cialis Professional Viagra bestellen Viagra Tabletten Cialis kaufen Cialis Generika kaufen Viagra kaufen Cialis 20mg Pas Cher Acheter Generic Propecia Acheter Super Avana Levitra en ligne Viagra gebruiksaanwijzing Lida Afslankingskoffie Viagra kopen Priligy kopen met 60mg Dapoxetine Kamagra kauwtabletten kopen Sildenafil Priligy Cialis Jelly Cialis Original Viagra Generico Cialis Originale Kamagra 100 mg Kamagra Oral Jelly
Ana Sayfa  |  Özgeçmiş ve Faaliyetler  |  Makale ve Deneme  |  Köşe Yazıları  |  Misafir Köşesi  |  Duyurular  |  İletişim
cialis generika kamagra australia cialis preise cialis kaufen cialis bestellen levitra generika viagra online kaufen kamagra bestellen cialis generika kamagra oral jelly kamagra 100mg prix cialis cialis generique kamagra gel viagra prix viagra pour homme acheter cialis kamagra prix viagra pas cher cialis 20mg levitra 20
 
  İLERİCİ-GERİCİ SANAT MESELESİ

 

Resim sanatı üzerinden söyleyecek olursak, resim kendini ilk belli etmesi açısından biçimlerle ileri sürer, o nedenle de ilk elden bize sunulan böyle bir sanat türünü, biçim dili-üslubu üzerinden değerlendirmemiz gerekiyor. Buna ilk ayrıştırma aşaması denebilir. Bu ilk ayrıştırmayı ancak resim sanatı tarihine, o tarih içindeki yapıt yapılarına, o yapıt yapılarında bulunan biçim diline hâkim olarak yapabilirsiniz. Bu hâkimiyeti olmayan kimse, resim üzerine konuşma işine hiç girmemelidir. Çünkü bu hâkimiyet olmadan bir sanatçı ve yapıtının ne denli ilerici veya gerici olduğunu anlayamaz. 
Söz konusu ilk ayrıştırmada gerici sanat dediğimiz mesele hemen sınıfta kalır. Buna örnek mi, akademik yapılarda ısrar edilen ve figür geleneği diye bize sunulanların, baktığınızda Rönesans klasik resmi şöyle dursun ve sonrasındaki David, Ingres, Gericault, Delacroix gibi isimleri bile anlamamış, bu ressamların çok çarpıtılmış, hatta Lucien Freud, Francis Bacon, Arshile Gorky benzeri çok kötü örnekler görürsünüz genellikle. Akademik anlayışlarda böyle bir resmin yapıldığına, bu tip öğrenciler yetiştirmek için büyük çabalar sarf edildiğine tanık olunur. O insanlar bu işi bir şey zannedip, o gerici tavra mezuniyet sonrasında da devam eder; işte sakınca da buradadır yazık ki. Aynı şeyler sözde soyut resim yaptığını sananlar için de geçerlidir. Onlar da bambaşka kaynaklara benzeyen bambaşka tekrar örnekler ileri sürmekten geri durmazlar. İşte böyle çok kötü resim diye nitelediğim bir resim, yazık ki gerici resimdir, onu yapan ressam da gerici ressamdır. Bu tip bir sanat algısını topluma yaymak isteyen bir galeri de gerici bir galericidir. Biçim dili üzerinden daha en baştan Kandinsky’nin deyimiyle “ölü doğmuş” bir şeyle karşı karşıyasınızdır. Bunlarda ikinci ve üçüncü ayrıştırma aşamalarına geçemez, biçimden sonraki diğer derin taraf olan içerik’e ulaşamazsınız. Bu tip resimler sadece konuya ve dolayısıyla yapıtın adına odaklanarak izleyiciyi kandırmaya yönelirler. 
Benim bu söylemeye çalıştıklarımı, çok sağlam bir sanat tarihi bilgisi olanlar ve eidetik yapıya ulaşmış olanlar anlayacak sadece, diğerleri ise yine kendine göre celallenecek ya da söylediklerimi bir safsata olarak kabul edip, bu yazıya burun kıvırıp, dudak bükecektir. Fakat sanatta kuramsal gerçekleri yakalamadıkça havanda su dövmeye devam edeceğiz.

8.12.2017

 

Sanatın ilerici-gerici olma meselesi bir tarafa, ideoloji deyince, işi siyasete çekmeye, dolayısıyla sanatın bir ideolojisi olmaz demeye getirenler oldu; ilgili konuda bir yazı ve 25. Videodan sonra. Bakınız tarihi meşgul etmiş her olgunun altında mutlak bir ideoloji vardır. Yani mesele sanatsa, evet bir sanat ideolojisi söz konusudur. İdeolojiler de en basit ayrımla ya ilerici olana, ya da gerici olana hizmet eder. Yani ya bir toplumun sanatını ilerletir, ya da geriletir. Bu yönde sanat tarihinde birçok örnek bulunur. Örnek Rönesans resmi Giotto’nun değil de Duccio’nun peşinden gitseydi ne olurdu? Bir düşünün isterim. Özellikle modern sanata geldiğinizde bu durum daha kişiye dönük hale gelmiş bir sanat algısı içinde daha da açık bir şekilde gözükür. Şu ressamları bir tutabilir misiniz?: Cézanne ile Renoir, Monet ile Degas veya Lucien Freud ile Francis Bacon. Bu karşılaştırmalar çoktur. Şimdi asıl mesele bunların hangisinde gelenekten sıyrılma çabası daha güçlüdür; kendi başına bir şey söylemeye çalışmaktadır ve en önemlisi söylediğinde de derinleşmek istemektedir? Bunlar üzerinde düşünülmesi gerekir. Konu resim sanatı olduğuna göre yine tekrarlıyorum; ilk elden muhatabımız biçimlerdir (formlar). Bu biçimler üzerinden sanat tarihi perdesi üzerindeki uzun filmde kim doğal olan kapsamında değer arayansa, kendini tekrarlamıyor, illüstratifleşmiyor ve dekoratifleşmiyorsa “ilerici sanat ideolojisi”ne, kim bunların tersini yapıyorsa “gerici sanat ideolojisi”ne sahip demektir.

13.12.2017



        


 
 
Copyright © 2005-2013 ozkaneroglu.com - Sitenin yayın hakları Özkan Eroğlu’na aittir. Kaynak göstermek şartı ile alıntı yapılabilir.