adidas tubular adidas yeezy adidas gazelle adidas schuhe new balance nike air force adidas zx flux nike air max 90 asics schuhe nike air max adidas nmd adidas superstar converse schuhe nike air max thea adidas stan smith nike air max 2016 nike huarache adidas ultra boost nike free

Özkan Eroğlu
 
Generic Cialis Soft Kamagra Jelly Generic Female Viagra Generic Viagra Super Active Generic Priligy Generic Cialis Professional Viagra bestellen Viagra Tabletten Cialis kaufen Cialis Generika kaufen Viagra kaufen Cialis 20mg Pas Cher Acheter Generic Propecia Acheter Super Avana Levitra en ligne Viagra gebruiksaanwijzing Lida Afslankingskoffie Viagra kopen Priligy kopen met 60mg Dapoxetine Kamagra kauwtabletten kopen Sildenafil Priligy Cialis Jelly Cialis Original Viagra Generico Cialis Originale Kamagra 100 mg Kamagra Oral Jelly
Ana Sayfa  |  Özgeçmiş ve Faaliyetler  |  Makale ve Deneme  |  Köşe Yazıları  |  Misafir Köşesi  |  Duyurular  |  İletişim
cialis generika kamagra australia cialis preise cialis kaufen cialis bestellen levitra generika viagra online kaufen kamagra bestellen cialis generika kamagra oral jelly kamagra 100mg prix cialis cialis generique kamagra gel viagra prix viagra pour homme acheter cialis kamagra prix viagra pas cher cialis 20mg levitra 20
 
  WALTER BENJAMIN ÜZERİNE 3

Lindner ve Küpper tarafından hazırlanan “Benjamin: Leben-Werk-Wirkung” kitabını okumaya devam ediyoruz. Bu okuma paralelinde Benjamin ile ilgili üçüncü değiniyi de kaleme almak istedik. Benjamin için bir sanat yapıtında bulunan maddi ve manevi yanlar birbirlerini açıklayabilecek olgun bir noktaya taşınmışlarsa, bu yönde ortada bir sorun da yok demektir. Böylece birbirlerine ilişebilme durumları doğmuş olmaktadır. Buradan da ikili bir bakış açısına evetleme geldiğini anlayabiliriz. Böyle durumlarda en ufak şeyin bile değeri olacağını belirtmek isteriz: “Her şey en azından önemli olabilir”. Her şeyden bir şey seçip ileri sürmek değerli bir eylem halini alır demek istiyoruz. Benjamin görünen değil, görünmeyen boyuta o nedenle önem atfetmiştir.

Bir şeyin “prototip”ine duyduğu yakınlık da bu atfının sonucudur. Prototip, ilksel bir duyumsamaya ihtiyaç duyarak doğabilme şansına sahiptir. Duyumsamanın olduğu yerde soyutlama bir bakıştan hareket edildiğini hatırlatırsak, öyleyse bir eleştiri bilincinin zenginleşebilmesinin de en önemli özelliğinin soyutlama konusu olduğunu, bu konunun eleştiri ve soyutlama ikiliğinin de Benjamin’den gelen bir yan olduğuna dikkat çekmek durumundayız.

Soyutlama olgusunda derinleşmek demek, sanatın yapıtlarındaki her şeyi çözümleyebilme, anlayabilme zenginliğine ulaşmak anlamına gelir. Soyutlama bir sanat yapıtının görünümünden hareket eden ve o görünüm meselesini derece derece etkileyen bir şeydir Benjamin’e göre. Bu da “ilk biçim duyumu” denen süreci başlatır. Bu süreçle içli dışlı olmayan birinin sanat yapıtını, dolayısıyla o yapıtın ait olduğu sanat aurasını anlama olasılığı yoktur. Sanat aurasını anlamak demek, yaşanan zamanı anlamak demektir. Bir gözlemci ve gözlediğinden ayrıştırmalarda bulunan Benjamin gibi birinin olmazsa olmaz özelliklerindendi bu dile getirmeye çalıştığımız şey. Eğer yaşanan zamanın mesajını doğru almak istiyorsanız, zamanın tinini fark edeceksiniz, bir de o tini fark etmekle kalmayacak onu hem içselleştirecek, hem de bu yolla yaşantınızın bir parçası haline getirebileceksiniz ki, beklenilen zenginlikler ortaya çıkabilsin. Böyle bir gelişme, metaforik olan ve olmayanın karşıtlığından da beslenir. Benjamin bundan beslenmenin ötesinde, bunu eleştirisinde bir yöntem olarak da değerlendirmiştir. Bu karşıtlık değerlendirmesi, Benjamin üzerinde farklı bir duyarlılık oluşturmuş ve bu yolla zengin tasvirlere yönelebilme şansını ona vermiştir. Zengin bir duyarlıktı onu ileri iten. Böyle bir etki, üzerindeki Goethe etkisi olarak rahatlıkla yorumlanabilmektedir. Bu elde ediş, yaşamında Brecht ile olan ilişkisinde de kuvvetle gözlenir. Goethe’den kazandığı “ham düşünce” (primitives Denken) özelliğinin bir insana nasıl hikmetler bağışladığı gerçeğinin bir başka türlü yansımasını Brecht’de bulduğu içindir ki onu kendine yakın hissetmiştir.

Yeri gelmişken sözü edilen “ham düşünce” konusunun tüm Ekspresyonist duyarlılıklar için önemli bir özellik olduğunun altını çizmek gerekir. Ham düşünce, istenildiği, arzu edildiği gibi işlenebilen bir malzemedir; kullananın elinde. O düşünce insanı ha eleştirmendir, ha heykel sanatçısı, hiç fark etmez. İşte ham düşünce özelliği sayesinde bu tip bir ayrımın da ne kadar gereksiz olduğu anlaşılır. O zaman ham düşünce bir ham malzeme gibi, bir düşün insanı veya sanatçı için çıkış veya başlangıç noktası olarak nitelenebilir. Bu özelliğin, açık şekilde “prototip” oluşumu ile de yakın ilgisi vardır. Bu yüzden Benjamin’e ilişen kavramlarla, onun özelliği olmuş kavramlar arasında kuvvetli bir örtüşme bulunması da, asla bir rastlantının sonucu olmadığını ileri sürmüş olur.

 

 



        


 
 
Copyright © 2005-2013 ozkaneroglu.com - Sitenin yayın hakları Özkan Eroğlu’na aittir. Kaynak göstermek şartı ile alıntı yapılabilir.